LAZYMULE.NET

Hayata Dair Herşey

 
  • Increase font size
  • Default font size
  • Decrease font size

Msn Random Message

e-Posta Yazdır PDF

Fazla söze gerekyok mesengerin ne dinliyorum özelliğini kullanarak rastgele yada sıralı mesaj gösteriyor. herbir satır için 75 harfi geçmemeyi dikkat ediniz gerçi geçsenizde o yazımıyor ya. süreyide 60 s. düşük tutmayınız msn amca kızıyor ve bağlantıyı kesiyor :) benzer bir uygulama msnplus da var, bizim başımız kelmi buda bizimki.

msn'nin ne dinliyorum özelliğini açmayı unutmayınız. değilse çalışmaz haa

unutmadan link verecek arkdaşlardan ricam sitenin  http://www.lazymule.net/msnrm Şeklinde vermeleri aksi halde hotlink korumasını aktif hale getirmek sorunda kalacağım. malum benim host gariban işi :) en azından merak eden siteye gelsin kardeşim. :)

  • iletişim : lazymule at gmail.com
  • lisans : full beleş
  • uyarılar : sadece bilgisayarda kullanınız.
  • beklenmeyen bir etki görüldüğünde bakın başınızın çaresine

Download Link 1

Download Link 2

 

 

Son Güncelleme ( Pazar, 14 Eylül 2008 12:08 )
 

Arkan Sağlam mı?

e-Posta Yazdır PDF
'Denizli'de araştırma yapmak için kamp kuran bir grup üniversite öğrencisi,
kamp yakınına tüneyen bir Denizli horozunun sabahın erken saatlerinde
yüksek sesle ötmesinden çok rahatsız olmuşlar...


Sabahın köründe ortaya çıkan horoz, önce dikleniyor, sonra dakikalarca
ötüyormuş...
Tabii ekipte ne uyku ne de huzur bırakmıyormuş...


Sonunda sabırlar tükenmiş...
Susturmak için başlamışlar horozu kovalamaya... Horoz önde.. Gençler
peşinde...
Mahalle arasına dalmışlar... Kovalamacayı gören, fakat bir anlam veremeyen
yaşlı dede, seslenmiş:


- Hey, evlatlar!.. Bu zavallı horozu niye ürkütüyorsunuz?..


- Dede, sabahın köründe ötmeye başlıyor, kampı ayağa kaldırıyor. O yüzden
başını keseceğiz!..


- Yazıktır evladım yapmayın!.. demiş ihtiyar, bırakın, ben onun sesini
keserim, bir daha da rahatsız etmez sizi...


Gençler bunun üzerine kovalamayı bırakmışlar.


Ertesi sabah, hafif 'gak - guk' sesleri dışında horozdan kayda değer hiçbir
ses çıkmadığını görünce de şaşırıp dedeye koşmuşlar:


- Yahu dede, ne yaptın da bu horozun sesini kestin?..


İhtiyar gülmüş:
- Kıçına zeytinyağı sürdüm. Horoz kabararak ötmeye yeltendiğinde, gerisi
tutmuyor ki kuvvet alsın... Ancak 'gak - guk' edebiliyor...


Kıssadan hisse:
Arkan sağlamsa, istediğin kadar kabarır, diklenir, sözünü dinletirsin.
Arkan bir gevşemeye görsün, ancak 'gak-guk' edersin...
Son Güncelleme ( Cumartesi, 13 Eylül 2008 14:05 )
 

Diplomasi

e-Posta Yazdır PDF
Adamın biri Afrikada safariye çıkarken yanına minik köpeğini de almış. Minik köpek;bir gün ormanda dolaşıp, kelebekleri kovalar, çiçekleri koklarken kaybolduğunu farketmiş. Ne yapacağını düşünürken bir de bakmış ki karşıdan bir leopar geliyor ve belliki günlük yiyeceğini arıyor.
 
'Şimdi başım dertte'diye düşünmüş minik köpek.
 
Etrafına bakmış yerde kemik parçalarını görmüş. Hemen rkasını leoparın geldiği yöne dönerek kemikleri yemeye başlamış,bu arada da  arkadaki haraketi kestirmeye çalışıyormuş.
 
Leopar tam saldıracakken minik köpek kendi kendine konuşmuş 'Ne kadar lezzetli bir leoparmış.Acaba etrafta bundan bir tane daha varmıdır ki?'diye sormuş.
 
Bunu duyan leopar bir anda donmuş kalmış ve en yakındaki ağaca tırmanarak dalların arasına saklanmış. 'Tam zamanımda kurtardım yoksa bu köpeğe yem olacaktım' diye düşünmüş leopar. Bütün bunlar olup biterken bir başka ağacın üstündeki bir maymun olanları izliyormuş. Bildiklerini kullanarak leopardan kurtulacağını düşünmüş. Leoparın yanna giderek neler olduğunu anlatmış. Leopar köpeğin yaptıklarına çok sinirlenmiş ve maymuna 'Atla sırtıma gidip şunu yakalayalım' demiş. Ancak minik köpek neler olduğunu ve leoparın sırtında maymunla birlikte yaklaştığını fark etmiş.  'Şimdi ne yapacağım'diye düşünürken kaçmaya teşebbüs etmemiş. Bunun yerine arkasını leoparın geldiği yöne dönerek,kemikleri yemeye devam etmiş.
 
Tam leopar saldıracakken yine kendi kendine konuşmuş; 'Bu aptal  maymunda nerede kaldı? Yarım saat önce bir leopar daha getirsin diye gönderdim hala haber yok!'
Diplomasi böyle bir şey işte... yapabiliyorsan; hızlı düşün, sakin ol, güçlü görün, düşmanını kendi silahı ile yen....
Son Güncelleme ( Cuma, 16 Mayıs 2008 00:55 )
 

Ütü

e-Posta Yazdır PDF

Sarışın yanmış iki kulağıyla doktora gider.

Doktor; - ''Kulaklarına ne oldu''.

sarışın; - ''Ütü yapıyordum ve telefon çaldı. Ben de telefon diye ütüyü koydum kulağıma''.

Doktor; - ''Peki öteki kulağına ne oldu?''.

sarışın; - ''Lanet olası tekrar aradı''...

 

Kaz göndersem yolar mısın?

e-Posta Yazdır PDF

Çok soğuk bir kış günü padişah, tebdil-i kıyafet gezmeye karar vermiş.

Yanına başvezirini alıp yola çıkmış.

Bir dere kenarında çalışan yaşlı bir adam görmüşler.

Adam elindeki derileri suya sokup, döverek tabaklıyormuş.

Padişah, ihtiyarı selamlamış:
"Selamunaleykum ey pir'i fani..."

"Aleykumselam ey serdar'ı cihan..."

Padişah sormuş:

"Altılarda ne yaptın?"

"Altıya altı katmayınca, otuz ikiye yetmiyor..." 

Padişah gene sormuş:

"Geceleri kalkmadın mı?"

"Kalktık... Lakin, ellere yaradı..." 

Padişah gülmüş:

"Bir kaz göndersem yolar mısın?"

"Hem de ciyaklatmadan..." 

Padişahla baş vezir adamın yanından ayrılıp yola koyulmuşlar. Padişah baş vezire dönmüş:

"Ne konuştuğumuzu anladın mı?"

"Hayır padişahım..." 

Padişah sinirlenmiş:

"Bu akşama kadar ne konuştuğumuzu anlamazsan kelleni alırım." 

Korkuya kapılan başvezir, padişahı saraya bıraktıktan sonra telaşla dere kenarına dönmüş. Bakmış adam hala orada çalışıyor.

"Ne konuştunuz siz padişahla..." 

Adam, başveziri şöyle bir süzmüş:

"Kusura bakma. Bedava söyleyemem. Ver bir yüz altın söyleyeyim."

Baş vezir, yüz altın vermiş.

"Sen padişahı, serdar-ı cihan, diye selamladın. Nereden anladın padişah olduğunu."

"Ben dericiyim. Onun sırtındaki kürkü padişahtan başkası giyemezdi."

Vezir kafasını kaşımış.

"Peki, altılara altı katmayınca, otuz ikiye yetmiyor ne demek?..."

Adam, bu soruya cevap vermek için de bir yüz altın daha almış.

"Padişah, altı aylık yaz döneminde çalışmadın mı ki, kış günü çalışıyorsun, diye sordu. Ben de, yalnızca altı ay yaz değil, altı ay da kış çalışmazsak, yemek bulamıyoruz dedim.(32 ise ağızdaki dişten kinaye, boğaz)" 

Vezir bir soru daha sormuş...,

"Geceleri kalkmadın mı ne demek?" 

Adam bir yüz altın daha almış. 

"Çocukların yok mu diye sordu. Var, ama hepsi kız. Evlendiler, başkasına yaradılar, dedim..." 

Vezir gene kafasını sallamış.

"Bir de kaz gönderirsem dedi, o ne demek..." 

Adam gülmüş.

"Onu da sen bul..."

 

Warning: Parameter 1 to modMainMenuHelper::buildXML() expected to be a reference, value given in /home/lazymule/public_html/libraries/joomla/cache/handler/callback.php on line 100
BALIKESIR

Statistics

Üyeler : 9
İçerik : 60
Web Bağlantıları : 3
İçerik Tıklama Görünümü : 34045

Kimler Sitede

Şuanda 2 konuk çevrimiçi

Güzel Sözler

Düşünmeden öğrenmek faydasız, öğrenmeden düşünmek tehlikelidir.

Reklamlar

Araçlar

İngilizce Sözlük

Rasgele Resim